﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dora Hospital</title>
	<atom:link href="http://www.dorahastanesi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dorahastanesi.com</link>
	<description>Mutlu Yarınlara</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2009 10:40:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diş Sağlığı</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 10:40:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[Diş sağlığı diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş sağlığı diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler.</p>
<p>Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan<br />
görevleri de bulunmaktadır.Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur.</p>
<p>Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.  Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır.Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyensürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilenenfeksiyonlara kaynaklık edebilir. Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.</p>
<p>Dişeti hastalığı nasıl önlenir?<br />
Periodontal hastalığın önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir. Dişleri sağlıklı bir durumda sürdürmek için, günlük ağız bakımı işlemleri ile (diş fırçalama ve diş ipliği kullanma) bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması gerekmektedir. Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede önemlidir. Günlük ağız bakımı işlemleri diştaşı oluşumunu en az düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir.</p>
<p>Diş fırçası, diş ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılamayan bölgelerin bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi mevcut diş plağı ve/veya diştaşının uzaklaştırılması açısından gereklidir.</p>
<p>Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?<br />
Dişeti hastalığının erken döneminde tedavi, dişler üzerindeki eklentilerin (plak ve diştaşı) uzaklaştırılması ve düzgün<br />
bir kök yüzeyinin sağlanmasını kapsar. Bu işlem dişetinde iltihaba neden olan bakteri ve irritanların uzaklaştırılmasını<br />
sağlar. Genellikle bu tedavi, dişetinin tekrar dişe adaptasyonu veya dişetinin büzülerek cebin elimine olması için yeterlidir.</p>
<p>Dişeti hastalığının erken döneminde vakaların çoğunluğunda, diştaşı temizliği, plağın uzaklaştırılması ve düzgün bir kök<br />
yüzeyinin sağlanmasını takiben günlük etkin ağız bakımı başarılı bir tedavi için yeterlidir. Daha ilerlemiş vakalar cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Bu tedavinin amacı dişleri çevreleyen derin periodontal ceplerdeki diştaşlarını temizlemek,<br />
cebin büzülerek eliminasyonunu ve düzgün bir kök yüzeyini sağlamak ve daha kolay temizlenebilir bir dişeti formu<br />
oluşturmaktır.</p>
<p>Periodontal tedavi sonrası hastaların düzenli olarak dişhekimi tarafından muayene edilmesi, plak kontrolü ve yeni<br />
diştaşı birikimlerinin ortamdan uzaklaştırılması gereklidir. Fakat unutmamak gerekir ki; periodontal tedavi ile elde<br />
edilenlerin sürdürülmesi için hiçbir işlem kişinin günlük ağız bakımı işlemlerini etkin bir şekilde uygulamasından daha<br />
yararlı olamaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Eti Çekilmesi</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-eti-cekilmesi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-eti-cekilmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 10:31:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti hastalıkları tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş eti tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[Diş eti çekilmesi Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70\'inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş eti çekilmesi Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri destekleyen dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70\&#8217;inden periodontal hastalıklar sorumludur. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler.</p>
<p>Dişeti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir.Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Yani gingivitis, periodontal hastalığın erken dönemidir.Bu dönemde dişetleri kanamalı, kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Erken dönemde çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Tedavi edilmezse hastalık periodontitise ilerleyerek dişeti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturabilir.</p>
<p>Periodontitis periodontal hastalıkların daha ilerlemiş bir safhasıdır. Dişleri destekleyen diğer dokularla birlikte alveol<br />
kemiğinde de hasar oluşur. Diş-dişeti arasında “periodontal cep” oluşur. Periodontal cep varlığı enfeksiyonun yerleşiminive hastalığın ilerlemesini kolaylaştırır. Hastalık ilerledikçe dişler sallanmaya başlar, hatta çekime gidebilir.</p>
<p>Dişeti hastalığının belirtileri nelerdir?<br />
Dişeti hastalığının pek çok bulgusu vardır;<br />
Diş fırçalama sırasında kanayan dişetleri<br />
Kırmızı, şiş ve hassas dişetleri<br />
Dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan dişetleri<br />
Dişler ve dişetleri arasında iltihabi akıntı<br />
Sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması)</p>
<p>Isırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin değişmesi<br />
Bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma.<br />
Sürekli kötü ağız kokusu.<br />
Bununla beraber, periodontal hastalık hiç bir bulgu vermeden de ileri safhalara ulaşabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla<br />
dişhekimine gitmek son derece önemlidir.</p>
<p>Dişeti hastalığının nedeni nedir?<br />
Dişeti hastalığının en önemli nedeni “bakteriyel diş plağı” adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film<br />
tabakasıdır. Günlük fırçalama ve diş ipliği kullanımı ile diş plağının uzaklaştırılması sağlıklı bir ağız için temel<br />
gereksinimdir. Eğer plak etkin bir şekilde dişlerden uzaklaştırılmazsa diştaşı veya tartar olarak bilinen düzensiz yüzeyli<br />
ve geçirgen bir yapıya dönüşür.</p>
<p>Plaktaki bakteriler tarafından salınan zararlı ürünler dişetinde irritasyona neden olur. Bu ürünler nedeni ile dişetini<br />
dişe sıkıca bağlayan lifler yıkıma uğrar, dişeti dişten uzaklaşır ve periodontal cep oluşur. Böylece bakteri ve ürünlerinin<br />
daha derin dokulara ilerlemesi kolaylaşır. Hastalık ilerledikçe cep derinleşir, bakteriler daha derine; kemiğe kadar ilerler<br />
ve dişi destekleyen alveol kemiğinde de yıkım başlar. Hastalık tedavi edilmeden bırakılırsa sonunda dişler sallanır ve düşerler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-eti-cekilmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Porselen Diş Kaplama</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-kaplama.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-kaplama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 09:50:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş polikliniği]]></category>
		<category><![CDATA[porselen diş]]></category>
		<category><![CDATA[porselen diş kaplama]]></category>
		<category><![CDATA[porselen diş kaplama nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[Laminate kaplama (Porselen Diş Kaplama) nedir? Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında mükemmel bir kozmetik çözümdür. Laminat yaprak kaplamalarda temel olarak estetik sorunları olan ön dişlerde, porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Laminate kaplama (Porselen Diş Kaplama) nedir? Görünüşünüzü olumsuz yönde etkileyen bir çok diş bozukluklarında mükemmel bir kozmetik çözümdür. Laminat yaprak kaplamalarda temel olarak estetik sorunları olan ön dişlerde, porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılmasıyla bu sorunların giderilmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir.</p>
<p>Çoğu durumda sağlam yapıları ve bozulmayan renkleriyle dişlere doğal bir güzellikle birlikte, doğal bir işlev kazandırmak için yeterlidirler. Laminat kaplamalarla kendinizden emin bir şekilde gülümseyebilirsiniz!Bu yöntemde klasik porselen kuronlardan farklı olarak dişten çok az mine dokusu kaldırılır.Bu sebeple yapılabilecek en konservatif ( koruyucu) tedavi şeklidir.</p>
<p>Porselen laminalar çok ince olması metal içermemesi ve ışık geçirgenlik özellikleriyle gerçek dişlerden ayırt edilemeyecek kalitede memnun edici sonuçlar vermektedir.İşlemin uygulanması çok basit olup kısa sürelidir.Öncelikle hastadan ölçü alınmaktadır.Ve laboratuvarda örnek bir model çalışması yapılır.Hasta dişler henüz kesilmeden bitiş aşamasını bu model üzerinde görmektedir.</p>
<p>Daha sonra ağrısız bir işlem ile dişler prepare edilir.Ana ölçü alındıktan sonra geçici veneer yapıştırılır.Böylece dişlerin dış etkilerden korunması sağlanır.Laboratuvarda son ölçüye göre model oluşturulur ve porselen laminalar hazırlanır.Özel bir teknikle ve yapıştırıcı resin adı verilen materyal ile dişlere yapıştırılır.Yapıştırma işlemi sonucunda laminaları dişten ayırmak mümkün değildir.Bu yüzden kırılmaya karşı çok dayanıklıdır.</p>
<p>Laminate Veneer Kimlere Uygulanır ?<br />
Dişlerin formundan memnun olmayanlara<br />
Ön bölgedeki diş renkleşmelerinde (Tetrasiklin renkleşmesi v.s )<br />
Dişleri aralıklı olanlarda</p>
<p>Ön dişlerde büyük dolguları bulunan ve çürüğün dolgu ile doldurulması sonucu estetik görünümden yoksun durumlarda,<br />
Ön dişleri kırık veya aşınmış olan kimselerde uygulanır.<br />
Lamina porselen uygulamalar sonucu estetik bir gülüş sağlamak çok kolaydır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-kaplama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Beyazlatma</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-beyazlatma-2.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-beyazlatma-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 09:22:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[diş beyazlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[diş doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş hekimi]]></category>
		<category><![CDATA[diş muayenesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Diş beyazlatma Günümüzde yüz estetiğinden bahsederken, ağız ve diş estetiğini hesaba katmamak artik mümkün değildir. Düzgün ve parlak bir gülümseme, toplum içinde sağlıklı, hijyenine dikkat eden ve çekici bir kişi konumu kazandırır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş beyazlatma Günümüzde yüz estetiğinden bahsederken, ağız ve diş estetiğini hesaba katmamak artik mümkün değildir. Düzgün ve parlak bir gülümseme, toplum içinde sağlıklı, hijyenine dikkat eden ve çekici bir kişi konumu kazandırır.</p>
<p>Dişlerin düzgünlüğü kadar diş eti estetiği ( pembe estetik)de önemlidir.<br />
Estetik tedavilerdeki amaç kişinin yaşına, cinsiyetine ve yüz sekline en uygun diş estetiğini tespit edip, en uygun tedavileri uygulamaktır.</p>
<p>Önceliği ise sağlam dokuları maksimum korumak olmalıdır.<br />
Ağız ve diş estetiğinde birkaç yöntem kombine olarak kullanılabilir. Ortodontik, periodontolojik, protez, diş beyazlatma ve konservatif tedavi yöntemleri vakaya göre tek olarak ya da birkaçı birden estetik diş hekimliğinde devreye girebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/dis/dis-beyazlatma-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Porselen Diş Dolguları</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-dolgulari.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-dolgulari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:55:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diş dolguları]]></category>
		<category><![CDATA[diş dolgusu]]></category>
		<category><![CDATA[diş dolgusu acır mı]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diş hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[dişçi]]></category>
		<category><![CDATA[kanal tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ön diş dolgusu]]></category>
		<category><![CDATA[porselen diş dolgusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=260</guid>
		<description><![CDATA[Porselen diş dolguları :Dişte fazla madde kaybı varsa diş dolgusu kaçınılmazdır.Ve genelde arka azı dişlerde uygulanır.Diş dolguları hem estetik olup,hem de çiğneme basınçlarına dirençli, uzun vadede güvenilir bir tedavi şeklidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Porselen diş dolguları <img src='http://www.dorahastanesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> işte fazla madde kaybı varsa diş dolgusu kaçınılmazdır.Ve genelde arka azı dişlerde uygulanır.Diş dolguları hem estetik olup,hem de çiğneme basınçlarına dirençli, uzun vadede güvenilir bir tedavi şeklidir.</p>
<p>Dolgu yaparken ana kural olarak iyi bir kavite (oyuk) hazırlanır;ve dişe yapılacak dolguyla çürümeden önceki doğal biçimi tekrar verilmeye çalışılır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır.</p>
<p>Çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır.<br />
Önceden en yaygın dolgu malzemesi gümüş amalgam idi ve arka dişlerde kullanılmaktaydı. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır.<br />
Ancak görünümleri itibariyle estetik karşılanmamaktadır.</p>
<p>Yine ön bölge dişlerde madde kaybına bağlı olarak dolgu uygulamaları yapmak gerekebilir.<br />
Porselen dolgular çok fazla madde kaybı olan ve dişin tümden küçültülerek kuron uygulaması gerektiren durumlarda sağlıklı diş dokusunu korumak amaçlı geliştirilmiş bir dolgu yöntemidir.Daha estetik ve kullanışlı olduğundan amalgam dolguların yerine tercih edilmektedir.</p>
<p>İlk seansta dişin hastalıklı bölgeleri dışında, sağlıklı dokusundan tutuculuk için hiçbir aşındırma yapılmadan hazırlanan kavitelerin ölçüleri laboratuara gönderilir. Burada hastanın bu dişine özel hazırlanan dişin eksik olan yapısını tamamlayan porselenden dolgu hazırlanır ve 2. seansta hastanın dişine yapıştırılır.<br />
Dişle aynı sertlikte olan bu porselen dolgu, ısırma kuvvetlerinden oluşan kırılmaları önler ve dişin eskisi kadar sağlıklı olmasını sağlar.</p>
<p>Diş renginde olduğu için dolgu çıplak gözle ayırt edilemeyecek kadar doğaldır.<br />
Artık tamami ile kişinin kendi dişi ile aynı renkte, dişin formuna uygun olan kompozit dolgular yapılmaktadır. Gözle ayırd edilemeyecek kadar doğal olan bu dolgularda, gelişen cila teknikleri ile zamanla oluşabilecek sigara vb. boyayıcılara bağlı renklenmeler de önlenmektedir. Hasta adeta dişinde hiç dolgu yokmuş gibi uzun yıllar bu sağlıklı ve estetik dolgulu dişlerini kullanırlar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/dis/porselen-dis-dolgulari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Menopoz</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:29:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken menepoz]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[menepoz sancıları]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz ağrıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[Menopoz dönemi kadın hayatının evrelerinden biridir ve doğal bir sürecin sonucudur. Toplumumuzda ise yaygın bir kanı olarak menopoz dönemi yaşlılık döneminin başlangıcı olarak görülmektedir. Ortalama insan ömrünün 80\'li yaşların üzerine çıkma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda menopoz ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi kadın hayatının evrelerinden biridir ve doğal bir sürecin sonucudur. Toplumumuzda ise yaygın bir kanı olarak menopoz dönemi yaşlılık döneminin başlangıcı olarak görülmektedir. Ortalama insan ömrünün 80\&#8217;li yaşların üzerine çıkma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda menopoz döneminin aslında insan hayatının önemli bir kısmını kapsadığı farkedilir.</p>
<p>Menopoz, kadınlarda adet kanamalarının (menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi.[ Menopoz zaman zaman &#8220;hayatın değişimi&#8221; olarak tarif edilse de bu tarif, negatif bir anlam taşıdığından doğru kabul edilemez. Zira menopoz esnasında fiziksel, zihinsel ve cinsel değişiklikler olduğu doğrudur ancak bunlar &#8220;kötüye gidiş&#8221; olarak nitelenemezler.</p>
<p>Çoğu kadında menopoz 45 &#8211; 55 yaşları arasında başlar. Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50\&#8217;li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir. Menopozun kişide erken ya da geç başlaması, muhtemelen kalıtımsal olmakla birlikte, iyi beslenme ve sağlıklı bir yaşam menopozu geciktirebilir. Kadınların yüzde %8\&#8217;inde menopoz 40 yaşından önce başlar. Bu duruma premature menopoz denir. Yumurtalıkların cerrahi operasyon ile alınması veya X ışınları ya da radyum ile yokedilmesi ile suni menopoz başlatılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Takibi</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik süreci]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik takibi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[riskli gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Dora Hospital Kadın Doğum ve Kadın hastalıkları bölümümüzde Gebe takipleri, uzman hekimlerimizce, güncel gebe takip programları rehberliğinde, birinci veya ikinci trimester trizomi tarama testlerinden en az biri ve 18 ila 23. gebelik haftaları arasında detay obstetrik ultrasonografi yapılarak düzenlenir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dora Hospital Kadın Doğum ve Kadın hastalıkları bölümümüzde Gebe takipleri, uzman hekimlerimizce, güncel gebe takip programları rehberliğinde, birinci veya ikinci trimester trizomi tarama testlerinden en az biri ve 18 ila 23. gebelik haftaları arasında detay obstetrik ultrasonografi yapılarak düzenlenir. Dört boyutlu (eş zamanlı üç boyutlu) ultrasonografi ile bebeğin aile tarafından izlenebilmesi sağlanır.</p>
<p>Riskli gebelikler, var olan risk faktörüne göre özel şekillerde takip ve gerekirse tedavi edilirler. Pozitif tarama testleri varlığında veya kromozom anomalisi riskinin arttığı durumlarda invaziv girişimler (amniyosentez vb.) uygulanabilir.</p>
<p>Yapısal anomali veya kromozomal hastalıkların varlığında, gerekli danışma hizmeti uzman konsültanlar tarafından verilir. Gebelikte çıkabilecek sorunlar ile ilgili danışmanlık hizmetinin verilmesi, ailenin bilgilendirilmesi ve alınacak kararlara aydınlanmış olarak katılması sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Sürecindeki Problemler</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:15:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[riskli gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[sancısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli gebelikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[Pika: Besin değeri taşımayan veya sağlıksız maddelerin (kil,toprak, çamaşır sodası vb) yenilmesidir. Pika, besin değeri olan yiyecekler yerine, besin değeri olmayan maddelerin yer kaplayarak beslenmeyi engellediği için zararlıdır. Bu hastalara iyi beslenmenin önemi anlatılmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pika: Besin  değeri  taşımayan  veya  sağlıksız  maddelerin  (kil,toprak,  çamaşır  sodası vb)  yenilmesidir. Pika,  besin  değeri  olan  yiyecekler  yerine,  besin  değeri  olmayan  maddelerin  yer  kaplayarak  beslenmeyi  engellediği  için  zararlıdır. Bu  hastalara  iyi  beslenmenin  önemi  anlatılmalıdır.</p>
<p>Sık İdrara Çıkma: Pelvis  damarlarında  genişleme  ve  hormon  değişiklikleri  idrar  kesesi   fonksiyonunun  değişmesinden  sorumludur. Gebeliğin  geç  döneminde  büyüyen  rahim   ve  bebeğin  önde  gelen kısmının  idrar  kesesi  üzerine  oluşturduğu  baskı  idrar kesesi  kapasitesini  azaltarak, idrara  daha da  sık  çıkılmasına  neden  olmaktadır.<br />
İdrarda  yanma  veya  kan,iltihap  hücresi  bulunması  sık  idrara  çıkmaya  sebep olur. Yalnız  bu  durumlar  enfeksiyon  gelişiminin  belirtisi  olabilir  ve  tedavi  edilmesi  gerekir. . Bu  yüzden  gebede  sık  idrara  çıkma  şikayeti  varsa  idrar  tahlili  yaptırarak, bu  durumun  tedavi  gerektirip  gerektirmediği  anlaşılır.</p>
<p>Varis: Gebelikte  bacaklar  ve  genital  bölgede  varis ortaya  çıkabilir. Bu  hastalarda  aile  hikayesinde  varise  sık  rastlanır. Büyüyen  rahim  tarafından  toplardamarlara  uygulanan  basınç,  varislerin  gelişiminde  ana  etkendir.  Kilo  arttıkça  ve  ayakta  geçirilen  süre  uzadıkça  daha  belirgin  hale  gelirler. Varisler  için  bacakların hafif  yukarıda  tutularak  dinlenilmesi    ve  elastik  varis  çorabı  kullanılması  önerilmektedir. Varise  yönelik  tedaviler (enjeksiyon, cerrahi)  gebelikte  yapılmamalıdır. Yüzeyel  varisler  nadiren  daha  derin  varislerin  hastalığına  işaret  eder. Bu  hastalar  derindeki  toplardamarların  tıkanmaması  yönünde  dikkatle  izlenmelidir. Ayrıca  varislerde  şişlik,kızarıklık  ve  ağrı  olması  durumunda  gebe  doktora  başvurması  yönünde  uyarılmalıdır.</p>
<p>Eklem,Sırt Ağrısı: Pelvis  kemikleri  arasındaki  eklemler  gebelik  dışı  dönemde  harekete  izin  vermez. Gebelikte  hormonların  etkisiyle  bu  eklemler  az  da  olsa  hareket  edebilir  ve  bu sebeple  kasık  ve  bel  bölgesinde  ağrılara  sebep  olabilir. Kalçayı  saran  bir korse  veya  kuşak  ile  birlikte  yatak  istirahati  ağrıyı  azaltabilir.<br />
Sırt bölgesi  eklemleri de  gebedeki  hormonal  duruma  bağlı olarak  daha  rahat  hareket  edebilir  duruma  gelir. Duruşun  düzeltilmesi  sırt  ağrısını  giderir. Lokal  sıcak uygulamalar  ve  sırt  masajı  rahatlık  sağlar. Sırt  güçlendirici  egzersizlerle  daha  iyi sonuçlar  elde edilebilir. Analjezik  desteği  sağlanabilir.</p>
<p>Bacak Krampları: Nedeni  bilinmemektedir. Ancak  serum  kalsiyum  düzeylerinin  düşmesi  ve  fosfor  düzeylerinin  artması  sonucu  ortaya  çıkabilir. Tedavi  amacıyla  kalsiyum  karbonat  ve  kalsiyum  laktat  tablet  formundaki  kalsiyum  alımının  arttırılması  gerekir. Diğer  bir  seçenek, günde  300mg  magnezyum  sitrattır. Semptomatik  tedavi, bacak  masajı  ve  lokal  ısı  uygulamasıdır.</p>
<p>Meme Ağrısı: Vücuda  sıkı  oturan  ve  göğsü  destekleyen  iç  çamaşırı  ile  ağrı  azaltılabilir. Buz  torbaları  geçici  olarak  etki  gösterebilir.</p>
<p>Ellerde Rahatsızlık: Parmaklarda  aralıklı  uyuşma  ve  karıncalanma  ile  kendini  gösterir. Gebe  kadınların  %5’inde  görülür. Rahatsızlık  akşamları  ve  sabah  erken  saatlerde  en  belirgindir. Gebelere  bu  yönde  destek  tedavisi  verilmelidir.</p>
<p>Reflü: Gebelikte  reflüye  zemin  hazırlayan  durum, hormon  kontrolüne  bağlı  olarak  yemek  borusunun  alt  ucunda, mide  içeğinin  yukarıya  kaçışını  engelleyen  kas  yapısının  gevşemesi  ve  midenin  rahim  nedeniyle  yukarı  hareket  etmesidir.  Daha  sık  fakat  az  yemek  yeme, eğilmeden  ve  yemekten  sonraki  2  saatlik  dönemde  düz  yatmaktan  kaçınma  ile  hafifletilebilir. Reflü,  gebenin  psikolojik  durumu  ile  de  ilgili  olduğu  için  gebe  pozitif  düşünmeli  ve  morali  iyi olmalıdır.  Bu  önerilerle  şikayetler  azalmazsa  antiasit  preparatları  önemli  bir  düzelme  sağlayabilir.</p>
<p>Kabızlık: Gebelikte  mide-bağırsak  sisteminin  hormonal  etkilenmesine  bağlı  olarak  daha  yavaş  çalışması  nedeniyle  meydana  gelir.Yeterli  miktarda  sıvı alarak, egzersiz  yaparak, sebze-meyve  tüketerek  önlenebilir.</p>
<p>Hemoroid (Basur): Gebelik  sırasında  ortaya  çıkmaları  veya  alevlenmeleri, genişlemiş  rahimin  toplardamar  kan  dönüşünü  tıkaması  sonucu  anal  kanal  toplardamarlarındaki  artan  basınca  ve  gebelik  sırasında  kabızlığa  olan  yatkınlığa  bağlıdır. Genellikle  ağrı  ve  şişme  lokal   olarak  uygulanan  anesteziklerle, sıcak  uygulamalarla  ve  dışkıyı  yumuşatan  ajanlarla  hafifletilebilir.</p>
<p>Bulantı ve Kusma: Yüksek  serum  koryonik  gonadotropin  düzeyleri  ile  beraber  gonadotropin  seviyelerine  paralel  giden  östrojen  seviyelerinin, bulantı  oluşumunu  indüklediği  düşünülmektedir. Sık  aralıklarla  az  miktarda  beslenilmelidir. Tuzlu, kuru  (galeta, leblebi,peynirli  tost,kraker  vb) ve  soğuk  gıdalar  tüketilmelidir. Uzun  süreli  açlıktan  sakınılmalıdır. Gebe  kendini  kötü  hissedeceği  kokulardan  ve  baharatlı  yiyeceklerden  uzak  tutmalıdır. Gebeler  öğün  sırasında  sıvı  tüketmemeli, çay  ve  kahveden, yağ  içeriği  yüksek  besinlerden   uzak  durmalıdır. Kusmalar  olduğunda  potasyum  kaybı  olacağından  muz, üzüm, kayısı  gibi  potasyumdan  zengin  beslenilmelidir. Bazen  kusmaların  şiddet  ve  sıklığı  çok  artabilir. Hiperemezis  gravidarum  olarak  tanımlanan  bu  durumda  anne  adayına  ilaç  ve  serum  desteği  yapılması  amacıyla  hastanede  yatarak  takip  ve  tedavisi  gerekebilir.</p>
<p>Yorgunluk: Gebeliğin  erken  dönemlerinde  birçok  kadın  yorgunluktan  şikayet  eder  ve  uyku  için  daha  fazla  zaman  ister. Bu  durum  genellikle  gebeliğin  dördüncü  ayıyla  beraber  kendiliğinden  düzelir  ve  özel  bir  nedeni  yoktur. Progesteronun  uyku  getirici  etkisine  bağlı  olabilir.</p>
<p>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Beslenme</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:35:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=242</guid>
		<description><![CDATA[Gebeliğin başından itibaren annenin beslenmesi, bebeğin metabolizmasının gelişmesi ve gelecekteki iyilik hali üzerinde önemli bir faktördür. Yetersiz ve dengesiz beslenme, hem anne karnındaki bebekte hem de annede sağlık riskleri oluşturabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebeliğin  başından itibaren  annenin  beslenmesi, bebeğin  metabolizmasının  gelişmesi  ve  gelecekteki  iyilik  hali  üzerinde  önemli  bir  faktördür. Yetersiz  ve  dengesiz  beslenme, hem  anne  karnındaki  bebekte  hem de annede  sağlık  riskleri  oluşturabilir.</p>
<p>Gebelikte  beslenme  sık  aralıklarla  ve  az  miktarlarda  planlanmalıdır. Gebelik  sürecinde  artan  enerji, protein, vitamin  ve  mineral  ihtiyacı  dikkate  alınarak  beslenme  düzeni  organize  edilmelidir.Gebelik  sırasında  300 cal/gün  ve emzirme  sırasında  500 cal/gün  fazladan  kaloriye  ihtiyaç  vardır. Gebelik  süresince  alınan  enerji  günde  2200-2500  kalori  olmalıdır. Gebe  şişman  olsa  bile  düşük  kalorili  zayıflama  diyeti  yapmamalıdır.</p>
<p>Günlük   alınan  enerjinin  %30’u  yağlardan  oluşmalıdır. Omega  3  yağ  asitinden  zengin  besinlerin  alınması  bebeğin  sinir  sistemi  ve  gözün  gelişiminde  etkilidir. Omega 3  yağ  asiti  morina , somon  gibi  yağlı  balık  türlerinde, yeşil  sebzelerde, soya  yağı, badem, avokadoda  bol  bulunur.</p>
<p>Protein: Ortalama  yaklaşık  80 gr/gün  alınmalıdır. Protein  ihtiyacı  süt, et, yumurta, peynir, kümes  hayvanları  ve  balık  gibi  hayvansal  kaynaklardan  sağlanmalıdır. Çünkü  bu  besinler  optimal  kombinasyonlarda  amino  asid  sağlarlar.</p>
<p>Kalsiyum: Gebelik  ve  laktasyon (emzirme) sırasında  1.5 gr/gün  kadar  ihtiyaç  vardır. Bu  ihtiyaç  için  süt,yoğurt, peynir,fındık, kurubaklagil,pekmez  tüketilmelidir.</p>
<p>Çinko: Günde  20 mg  gereksinim  duyulur. Bu  gereksinim  et,süt, yumurta, deniz ürünlerinden  sağlanır.<br />
İyot: Tüm  gebe  kadınların  iyotlu  tuz  kullanmaları  önerilmektedir.<br />
Vitamin  B 12: Kırmızı  et, süt,peynir, yumurta   ve  balık  gibi  sadece  hayvansal  gıdalardan  sağlanır.</p>
<p>Vitamin  A: Günde  800-1000 IU  alınmalıdır. Yeşil  yapraklı  sebzeler, havuç, domates, yumurta,süt, balık  tüketerek  yeterli  A  vitamini  alınır.</p>
<p>Vitamin  D: Günde  400  mikrogram  alınmalıdır. Bu  şekilde  vücuttaki  kalsiyumun  etkinliği  arttırılır. D  vitamini  beslenmenin  yanında  en çok  güneş  ışınları ile  sağlanmaktadır.</p>
<p>Vitamin  C: Günde  70mg  alınmalıdır.  Özellikle  demirin  emiliminde  çok  önemli  rol  oynar. En çok  patates, turunçgiller, yeşil-kırmızı  biber, kuşburnunda  bulunur.</p>
<p>Demir: Demir  eksikliği  anemisini  önlemek  için, 30 mg/gün  demir  takviyesi  önerilmektedir. Eğer  demir  eksikliği  anemisi  tanısı konulursa  60-120 mg/gün  demir  takviyesi  yapılır. Gebeliğin  ilk  4  ayında  demir  gereksinimi  az  olduğu  için, bu  süre  boyunca  demir  desteği  gerekli  değildir. Besinlerden  demir  ihtiyacını  karşılamak  için  kırmızı  et, koyu  yeşil  yapraklı  sebzeler, kurubaklagiller, kuru  üzüm, kuru  incir,pekmez  tüketilmelidir.</p>
<p>Gebelikte  bol  sıvı  alımı  önemlidir. Günde  en az  2-3 litre  sıvı alınmalıdır. Yeterli  sıvı alımı  ile  gebelerin  bağırsak  sistemi  hareketlenir, sık rastlanan  kabızlık  ve buna  bağlı  olarak  hemoroid (basur) probleminin önüne geçilir. Yeterli  sıvı  alımı  ile  idrar  yolu  enfeksiyonları  önlenir. Yetersiz  sıvı  alımı  rahim  kasılmalarına  sebep olup  erken  doğuma  neden  olabilir. Erken  doğumu  engellemek  için de  gebelerin  sıvı  alımına  dikkat  etmeleri  gerekir.<br />
Beslenmede  dikkat  edilmesi  gereken  noktalar:<br />
•    Vitaminden  zengin  taze  sebze  ve  meyva  her  gün  tüketilmelidir.<br />
•    Salam, sosis, sucuk  gibi  katkı  maddesi  içeren  gıdalar  mümkünse  tüketilmemelidir.<br />
•    Kalsiyumdan  zengin  süt, yoğurt, peynir  düzenli  tüketilmelidir.<br />
•    Her  gün  kurubaklagil  yemeği  veya  1  adet  yumurta  veya  1  porsiyon  etli  sebze  yemeğe  özen  gösterilmelidir.<br />
•    Kuru  meyve  ve  kuruyemişler  kilo  kontrol  edilerek, demir  ve  kalsiyumdan  zengin  olduğu için  tüketilmelidir.<br />
•    Alınan  gıdalardan  demir  emilimini  önlememek için  yemeklerle  birlikte  çay  içilmemeli, yedikten  2  saat  sonra  açık  olarak  içilmelidir.<br />
•    Taze  sıkılmış  meyva  suları, ayran, ıhlamur, papatya, nane  gibi  bitki  çayları  tercih  edilmelidir. Kilo  kontrolü  için  meyve  suları  yerine  meyvenin  kendisi  tüketilmelidir.<br />
•    Sebze  ve  meyveler  iyice  yıkanarak  tüketilmelidir.<br />
•    Yiyecekler  hazırlanırken  ellerin  temiz  olmasına  dikkat  edilmelidir. Bu  yüzden  eller  sık  sık  sabulu  su  ile  yıkanmalıdır.<br />
•    Kahve, sigara, alkol  kullanılmamalıdır.</p>
<p><strong>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Folik Asitin Önemi</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[folik asitin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik öncesi ve gebeliğin ilk 3 ayında 0,4 mg/gün folik asit desteği yapılmalıdır. Folik desteğinin amacı spina bifida (omurganın açık kalması), ensefalosel (beynin kafatası kemiğinin dışına çıkması) ve anencephali (beynin gelişmemesi) gibi bebeğin merkezi sinir sistemi anormalliklerini en aza indirmektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik  öncesi  ve  gebeliğin  ilk 3  ayında  0,4 mg/gün  folik  asit  desteği  yapılmalıdır. Folik  desteğinin  amacı  spina  bifida  (omurganın  açık  kalması), ensefalosel (beynin  kafatası  kemiğinin  dışına  çıkması)  ve  anencephali (beynin  gelişmemesi)  gibi  bebeğin  merkezi  sinir  sistemi  anormalliklerini  en aza  indirmektir.</p>
<p>Gebelik  öncesi  şeker  hastalığı  olan  ve  epilepsi  tedavisi  nedeniyle  ilaç (valproik  asit  ve  karbamazepin)  kullanan  gebelerde   nöral  tüp  defekti  riski  daha  yüksek  olduğu için   bu  bayanlar  günde  en  az  1 mg  folik  asit  almalıdır.<br />
Daha  önceki  gebeliğinde  nöral  tüp  defekti  hikayesi  olan  kadınlara  günde  4 mg  folik asit  önerilir. Gebelikten  yaklaşık  1-3  ay  önce  desteğe  başlanır, gebeliğin  ilk  12  haftası  boyunca  devam edilir. Araştırmalar   bu  miktarda  kullanımın  nöral  tüp  defekti  tekrarlama  riskini  %70  oranında  azalttığını  göstermektedir.</p>
<p>Doğal  folik  asit  kaynakları  brokoli, semizotu, ıspanak  gibi  yeşil  yapraklı  sebzeler, turuçgiller, kuru  fasulye, nohut  gibi  baklagiller, yumurta  sarıdır. Ekmek, pirinç, makarna da  folik asitçe  zengindir  fakat  bu  besinler  tüketilse  bile  gebelik  öncesi  ve  gebelikte  folik  asit  desteği  verilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
