﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dora Hospital &#187; Kadın Doğum</title>
	<atom:link href="http://www.dorahastanesi.com/ozel-hastane/kadin-dogum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dorahastanesi.com</link>
	<description>Mutlu Yarınlara</description>
	<lastBuildDate>Tue, 27 Oct 2009 10:40:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Menopoz</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:29:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken menepoz]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[menepoz sancıları]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz ağrıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=252</guid>
		<description><![CDATA[Menopoz dönemi kadın hayatının evrelerinden biridir ve doğal bir sürecin sonucudur. Toplumumuzda ise yaygın bir kanı olarak menopoz dönemi yaşlılık döneminin başlangıcı olarak görülmektedir. Ortalama insan ömrünün 80\'li yaşların üzerine çıkma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda menopoz ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi kadın hayatının evrelerinden biridir ve doğal bir sürecin sonucudur. Toplumumuzda ise yaygın bir kanı olarak menopoz dönemi yaşlılık döneminin başlangıcı olarak görülmektedir. Ortalama insan ömrünün 80\&#8217;li yaşların üzerine çıkma eğilimi göz önünde bulundurulduğunda menopoz döneminin aslında insan hayatının önemli bir kısmını kapsadığı farkedilir.</p>
<p>Menopoz, kadınlarda adet kanamalarının (menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi.[ Menopoz zaman zaman &#8220;hayatın değişimi&#8221; olarak tarif edilse de bu tarif, negatif bir anlam taşıdığından doğru kabul edilemez. Zira menopoz esnasında fiziksel, zihinsel ve cinsel değişiklikler olduğu doğrudur ancak bunlar &#8220;kötüye gidiş&#8221; olarak nitelenemezler.</p>
<p>Çoğu kadında menopoz 45 &#8211; 55 yaşları arasında başlar. Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50\&#8217;li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir. Menopozun kişide erken ya da geç başlaması, muhtemelen kalıtımsal olmakla birlikte, iyi beslenme ve sağlıklı bir yaşam menopozu geciktirebilir. Kadınların yüzde %8\&#8217;inde menopoz 40 yaşından önce başlar. Bu duruma premature menopoz denir. Yumurtalıkların cerrahi operasyon ile alınması veya X ışınları ya da radyum ile yokedilmesi ile suni menopoz başlatılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/menopoz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Takibi</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik süreci]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik takibi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[riskli gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Dora Hospital Kadın Doğum ve Kadın hastalıkları bölümümüzde Gebe takipleri, uzman hekimlerimizce, güncel gebe takip programları rehberliğinde, birinci veya ikinci trimester trizomi tarama testlerinden en az biri ve 18 ila 23. gebelik haftaları arasında detay obstetrik ultrasonografi yapılarak düzenlenir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dora Hospital Kadın Doğum ve Kadın hastalıkları bölümümüzde Gebe takipleri, uzman hekimlerimizce, güncel gebe takip programları rehberliğinde, birinci veya ikinci trimester trizomi tarama testlerinden en az biri ve 18 ila 23. gebelik haftaları arasında detay obstetrik ultrasonografi yapılarak düzenlenir. Dört boyutlu (eş zamanlı üç boyutlu) ultrasonografi ile bebeğin aile tarafından izlenebilmesi sağlanır.</p>
<p>Riskli gebelikler, var olan risk faktörüne göre özel şekillerde takip ve gerekirse tedavi edilirler. Pozitif tarama testleri varlığında veya kromozom anomalisi riskinin arttığı durumlarda invaziv girişimler (amniyosentez vb.) uygulanabilir.</p>
<p>Yapısal anomali veya kromozomal hastalıkların varlığında, gerekli danışma hizmeti uzman konsültanlar tarafından verilir. Gebelikte çıkabilecek sorunlar ile ilgili danışmanlık hizmetinin verilmesi, ailenin bilgilendirilmesi ve alınacak kararlara aydınlanmış olarak katılması sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-takibi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Sürecindeki Problemler</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 15:15:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[riskli gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[sancısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli gebelikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[Pika: Besin değeri taşımayan veya sağlıksız maddelerin (kil,toprak, çamaşır sodası vb) yenilmesidir. Pika, besin değeri olan yiyecekler yerine, besin değeri olmayan maddelerin yer kaplayarak beslenmeyi engellediği için zararlıdır. Bu hastalara iyi beslenmenin önemi anlatılmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pika: Besin  değeri  taşımayan  veya  sağlıksız  maddelerin  (kil,toprak,  çamaşır  sodası vb)  yenilmesidir. Pika,  besin  değeri  olan  yiyecekler  yerine,  besin  değeri  olmayan  maddelerin  yer  kaplayarak  beslenmeyi  engellediği  için  zararlıdır. Bu  hastalara  iyi  beslenmenin  önemi  anlatılmalıdır.</p>
<p>Sık İdrara Çıkma: Pelvis  damarlarında  genişleme  ve  hormon  değişiklikleri  idrar  kesesi   fonksiyonunun  değişmesinden  sorumludur. Gebeliğin  geç  döneminde  büyüyen  rahim   ve  bebeğin  önde  gelen kısmının  idrar  kesesi  üzerine  oluşturduğu  baskı  idrar kesesi  kapasitesini  azaltarak, idrara  daha da  sık  çıkılmasına  neden  olmaktadır.<br />
İdrarda  yanma  veya  kan,iltihap  hücresi  bulunması  sık  idrara  çıkmaya  sebep olur. Yalnız  bu  durumlar  enfeksiyon  gelişiminin  belirtisi  olabilir  ve  tedavi  edilmesi  gerekir. . Bu  yüzden  gebede  sık  idrara  çıkma  şikayeti  varsa  idrar  tahlili  yaptırarak, bu  durumun  tedavi  gerektirip  gerektirmediği  anlaşılır.</p>
<p>Varis: Gebelikte  bacaklar  ve  genital  bölgede  varis ortaya  çıkabilir. Bu  hastalarda  aile  hikayesinde  varise  sık  rastlanır. Büyüyen  rahim  tarafından  toplardamarlara  uygulanan  basınç,  varislerin  gelişiminde  ana  etkendir.  Kilo  arttıkça  ve  ayakta  geçirilen  süre  uzadıkça  daha  belirgin  hale  gelirler. Varisler  için  bacakların hafif  yukarıda  tutularak  dinlenilmesi    ve  elastik  varis  çorabı  kullanılması  önerilmektedir. Varise  yönelik  tedaviler (enjeksiyon, cerrahi)  gebelikte  yapılmamalıdır. Yüzeyel  varisler  nadiren  daha  derin  varislerin  hastalığına  işaret  eder. Bu  hastalar  derindeki  toplardamarların  tıkanmaması  yönünde  dikkatle  izlenmelidir. Ayrıca  varislerde  şişlik,kızarıklık  ve  ağrı  olması  durumunda  gebe  doktora  başvurması  yönünde  uyarılmalıdır.</p>
<p>Eklem,Sırt Ağrısı: Pelvis  kemikleri  arasındaki  eklemler  gebelik  dışı  dönemde  harekete  izin  vermez. Gebelikte  hormonların  etkisiyle  bu  eklemler  az  da  olsa  hareket  edebilir  ve  bu sebeple  kasık  ve  bel  bölgesinde  ağrılara  sebep  olabilir. Kalçayı  saran  bir korse  veya  kuşak  ile  birlikte  yatak  istirahati  ağrıyı  azaltabilir.<br />
Sırt bölgesi  eklemleri de  gebedeki  hormonal  duruma  bağlı olarak  daha  rahat  hareket  edebilir  duruma  gelir. Duruşun  düzeltilmesi  sırt  ağrısını  giderir. Lokal  sıcak uygulamalar  ve  sırt  masajı  rahatlık  sağlar. Sırt  güçlendirici  egzersizlerle  daha  iyi sonuçlar  elde edilebilir. Analjezik  desteği  sağlanabilir.</p>
<p>Bacak Krampları: Nedeni  bilinmemektedir. Ancak  serum  kalsiyum  düzeylerinin  düşmesi  ve  fosfor  düzeylerinin  artması  sonucu  ortaya  çıkabilir. Tedavi  amacıyla  kalsiyum  karbonat  ve  kalsiyum  laktat  tablet  formundaki  kalsiyum  alımının  arttırılması  gerekir. Diğer  bir  seçenek, günde  300mg  magnezyum  sitrattır. Semptomatik  tedavi, bacak  masajı  ve  lokal  ısı  uygulamasıdır.</p>
<p>Meme Ağrısı: Vücuda  sıkı  oturan  ve  göğsü  destekleyen  iç  çamaşırı  ile  ağrı  azaltılabilir. Buz  torbaları  geçici  olarak  etki  gösterebilir.</p>
<p>Ellerde Rahatsızlık: Parmaklarda  aralıklı  uyuşma  ve  karıncalanma  ile  kendini  gösterir. Gebe  kadınların  %5’inde  görülür. Rahatsızlık  akşamları  ve  sabah  erken  saatlerde  en  belirgindir. Gebelere  bu  yönde  destek  tedavisi  verilmelidir.</p>
<p>Reflü: Gebelikte  reflüye  zemin  hazırlayan  durum, hormon  kontrolüne  bağlı  olarak  yemek  borusunun  alt  ucunda, mide  içeğinin  yukarıya  kaçışını  engelleyen  kas  yapısının  gevşemesi  ve  midenin  rahim  nedeniyle  yukarı  hareket  etmesidir.  Daha  sık  fakat  az  yemek  yeme, eğilmeden  ve  yemekten  sonraki  2  saatlik  dönemde  düz  yatmaktan  kaçınma  ile  hafifletilebilir. Reflü,  gebenin  psikolojik  durumu  ile  de  ilgili  olduğu  için  gebe  pozitif  düşünmeli  ve  morali  iyi olmalıdır.  Bu  önerilerle  şikayetler  azalmazsa  antiasit  preparatları  önemli  bir  düzelme  sağlayabilir.</p>
<p>Kabızlık: Gebelikte  mide-bağırsak  sisteminin  hormonal  etkilenmesine  bağlı  olarak  daha  yavaş  çalışması  nedeniyle  meydana  gelir.Yeterli  miktarda  sıvı alarak, egzersiz  yaparak, sebze-meyve  tüketerek  önlenebilir.</p>
<p>Hemoroid (Basur): Gebelik  sırasında  ortaya  çıkmaları  veya  alevlenmeleri, genişlemiş  rahimin  toplardamar  kan  dönüşünü  tıkaması  sonucu  anal  kanal  toplardamarlarındaki  artan  basınca  ve  gebelik  sırasında  kabızlığa  olan  yatkınlığa  bağlıdır. Genellikle  ağrı  ve  şişme  lokal   olarak  uygulanan  anesteziklerle, sıcak  uygulamalarla  ve  dışkıyı  yumuşatan  ajanlarla  hafifletilebilir.</p>
<p>Bulantı ve Kusma: Yüksek  serum  koryonik  gonadotropin  düzeyleri  ile  beraber  gonadotropin  seviyelerine  paralel  giden  östrojen  seviyelerinin, bulantı  oluşumunu  indüklediği  düşünülmektedir. Sık  aralıklarla  az  miktarda  beslenilmelidir. Tuzlu, kuru  (galeta, leblebi,peynirli  tost,kraker  vb) ve  soğuk  gıdalar  tüketilmelidir. Uzun  süreli  açlıktan  sakınılmalıdır. Gebe  kendini  kötü  hissedeceği  kokulardan  ve  baharatlı  yiyeceklerden  uzak  tutmalıdır. Gebeler  öğün  sırasında  sıvı  tüketmemeli, çay  ve  kahveden, yağ  içeriği  yüksek  besinlerden   uzak  durmalıdır. Kusmalar  olduğunda  potasyum  kaybı  olacağından  muz, üzüm, kayısı  gibi  potasyumdan  zengin  beslenilmelidir. Bazen  kusmaların  şiddet  ve  sıklığı  çok  artabilir. Hiperemezis  gravidarum  olarak  tanımlanan  bu  durumda  anne  adayına  ilaç  ve  serum  desteği  yapılması  amacıyla  hastanede  yatarak  takip  ve  tedavisi  gerekebilir.</p>
<p>Yorgunluk: Gebeliğin  erken  dönemlerinde  birçok  kadın  yorgunluktan  şikayet  eder  ve  uyku  için  daha  fazla  zaman  ister. Bu  durum  genellikle  gebeliğin  dördüncü  ayıyla  beraber  kendiliğinden  düzelir  ve  özel  bir  nedeni  yoktur. Progesteronun  uyku  getirici  etkisine  bağlı  olabilir.</p>
<p>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelik-surecindeki-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Beslenme</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:35:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenmenin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=242</guid>
		<description><![CDATA[Gebeliğin başından itibaren annenin beslenmesi, bebeğin metabolizmasının gelişmesi ve gelecekteki iyilik hali üzerinde önemli bir faktördür. Yetersiz ve dengesiz beslenme, hem anne karnındaki bebekte hem de annede sağlık riskleri oluşturabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebeliğin  başından itibaren  annenin  beslenmesi, bebeğin  metabolizmasının  gelişmesi  ve  gelecekteki  iyilik  hali  üzerinde  önemli  bir  faktördür. Yetersiz  ve  dengesiz  beslenme, hem  anne  karnındaki  bebekte  hem de annede  sağlık  riskleri  oluşturabilir.</p>
<p>Gebelikte  beslenme  sık  aralıklarla  ve  az  miktarlarda  planlanmalıdır. Gebelik  sürecinde  artan  enerji, protein, vitamin  ve  mineral  ihtiyacı  dikkate  alınarak  beslenme  düzeni  organize  edilmelidir.Gebelik  sırasında  300 cal/gün  ve emzirme  sırasında  500 cal/gün  fazladan  kaloriye  ihtiyaç  vardır. Gebelik  süresince  alınan  enerji  günde  2200-2500  kalori  olmalıdır. Gebe  şişman  olsa  bile  düşük  kalorili  zayıflama  diyeti  yapmamalıdır.</p>
<p>Günlük   alınan  enerjinin  %30’u  yağlardan  oluşmalıdır. Omega  3  yağ  asitinden  zengin  besinlerin  alınması  bebeğin  sinir  sistemi  ve  gözün  gelişiminde  etkilidir. Omega 3  yağ  asiti  morina , somon  gibi  yağlı  balık  türlerinde, yeşil  sebzelerde, soya  yağı, badem, avokadoda  bol  bulunur.</p>
<p>Protein: Ortalama  yaklaşık  80 gr/gün  alınmalıdır. Protein  ihtiyacı  süt, et, yumurta, peynir, kümes  hayvanları  ve  balık  gibi  hayvansal  kaynaklardan  sağlanmalıdır. Çünkü  bu  besinler  optimal  kombinasyonlarda  amino  asid  sağlarlar.</p>
<p>Kalsiyum: Gebelik  ve  laktasyon (emzirme) sırasında  1.5 gr/gün  kadar  ihtiyaç  vardır. Bu  ihtiyaç  için  süt,yoğurt, peynir,fındık, kurubaklagil,pekmez  tüketilmelidir.</p>
<p>Çinko: Günde  20 mg  gereksinim  duyulur. Bu  gereksinim  et,süt, yumurta, deniz ürünlerinden  sağlanır.<br />
İyot: Tüm  gebe  kadınların  iyotlu  tuz  kullanmaları  önerilmektedir.<br />
Vitamin  B 12: Kırmızı  et, süt,peynir, yumurta   ve  balık  gibi  sadece  hayvansal  gıdalardan  sağlanır.</p>
<p>Vitamin  A: Günde  800-1000 IU  alınmalıdır. Yeşil  yapraklı  sebzeler, havuç, domates, yumurta,süt, balık  tüketerek  yeterli  A  vitamini  alınır.</p>
<p>Vitamin  D: Günde  400  mikrogram  alınmalıdır. Bu  şekilde  vücuttaki  kalsiyumun  etkinliği  arttırılır. D  vitamini  beslenmenin  yanında  en çok  güneş  ışınları ile  sağlanmaktadır.</p>
<p>Vitamin  C: Günde  70mg  alınmalıdır.  Özellikle  demirin  emiliminde  çok  önemli  rol  oynar. En çok  patates, turunçgiller, yeşil-kırmızı  biber, kuşburnunda  bulunur.</p>
<p>Demir: Demir  eksikliği  anemisini  önlemek  için, 30 mg/gün  demir  takviyesi  önerilmektedir. Eğer  demir  eksikliği  anemisi  tanısı konulursa  60-120 mg/gün  demir  takviyesi  yapılır. Gebeliğin  ilk  4  ayında  demir  gereksinimi  az  olduğu  için, bu  süre  boyunca  demir  desteği  gerekli  değildir. Besinlerden  demir  ihtiyacını  karşılamak  için  kırmızı  et, koyu  yeşil  yapraklı  sebzeler, kurubaklagiller, kuru  üzüm, kuru  incir,pekmez  tüketilmelidir.</p>
<p>Gebelikte  bol  sıvı  alımı  önemlidir. Günde  en az  2-3 litre  sıvı alınmalıdır. Yeterli  sıvı alımı  ile  gebelerin  bağırsak  sistemi  hareketlenir, sık rastlanan  kabızlık  ve buna  bağlı  olarak  hemoroid (basur) probleminin önüne geçilir. Yeterli  sıvı  alımı  ile  idrar  yolu  enfeksiyonları  önlenir. Yetersiz  sıvı  alımı  rahim  kasılmalarına  sebep olup  erken  doğuma  neden  olabilir. Erken  doğumu  engellemek  için de  gebelerin  sıvı  alımına  dikkat  etmeleri  gerekir.<br />
Beslenmede  dikkat  edilmesi  gereken  noktalar:<br />
•    Vitaminden  zengin  taze  sebze  ve  meyva  her  gün  tüketilmelidir.<br />
•    Salam, sosis, sucuk  gibi  katkı  maddesi  içeren  gıdalar  mümkünse  tüketilmemelidir.<br />
•    Kalsiyumdan  zengin  süt, yoğurt, peynir  düzenli  tüketilmelidir.<br />
•    Her  gün  kurubaklagil  yemeği  veya  1  adet  yumurta  veya  1  porsiyon  etli  sebze  yemeğe  özen  gösterilmelidir.<br />
•    Kuru  meyve  ve  kuruyemişler  kilo  kontrol  edilerek, demir  ve  kalsiyumdan  zengin  olduğu için  tüketilmelidir.<br />
•    Alınan  gıdalardan  demir  emilimini  önlememek için  yemeklerle  birlikte  çay  içilmemeli, yedikten  2  saat  sonra  açık  olarak  içilmelidir.<br />
•    Taze  sıkılmış  meyva  suları, ayran, ıhlamur, papatya, nane  gibi  bitki  çayları  tercih  edilmelidir. Kilo  kontrolü  için  meyve  suları  yerine  meyvenin  kendisi  tüketilmelidir.<br />
•    Sebze  ve  meyveler  iyice  yıkanarak  tüketilmelidir.<br />
•    Yiyecekler  hazırlanırken  ellerin  temiz  olmasına  dikkat  edilmelidir. Bu  yüzden  eller  sık  sık  sabulu  su  ile  yıkanmalıdır.<br />
•    Kahve, sigara, alkol  kullanılmamalıdır.</p>
<p><strong>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Folik Asitin Önemi</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[folik asitin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik öncesi ve gebeliğin ilk 3 ayında 0,4 mg/gün folik asit desteği yapılmalıdır. Folik desteğinin amacı spina bifida (omurganın açık kalması), ensefalosel (beynin kafatası kemiğinin dışına çıkması) ve anencephali (beynin gelişmemesi) gibi bebeğin merkezi sinir sistemi anormalliklerini en aza indirmektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik  öncesi  ve  gebeliğin  ilk 3  ayında  0,4 mg/gün  folik  asit  desteği  yapılmalıdır. Folik  desteğinin  amacı  spina  bifida  (omurganın  açık  kalması), ensefalosel (beynin  kafatası  kemiğinin  dışına  çıkması)  ve  anencephali (beynin  gelişmemesi)  gibi  bebeğin  merkezi  sinir  sistemi  anormalliklerini  en aza  indirmektir.</p>
<p>Gebelik  öncesi  şeker  hastalığı  olan  ve  epilepsi  tedavisi  nedeniyle  ilaç (valproik  asit  ve  karbamazepin)  kullanan  gebelerde   nöral  tüp  defekti  riski  daha  yüksek  olduğu için   bu  bayanlar  günde  en  az  1 mg  folik  asit  almalıdır.<br />
Daha  önceki  gebeliğinde  nöral  tüp  defekti  hikayesi  olan  kadınlara  günde  4 mg  folik asit  önerilir. Gebelikten  yaklaşık  1-3  ay  önce  desteğe  başlanır, gebeliğin  ilk  12  haftası  boyunca  devam edilir. Araştırmalar   bu  miktarda  kullanımın  nöral  tüp  defekti  tekrarlama  riskini  %70  oranında  azalttığını  göstermektedir.</p>
<p>Doğal  folik  asit  kaynakları  brokoli, semizotu, ıspanak  gibi  yeşil  yapraklı  sebzeler, turuçgiller, kuru  fasulye, nohut  gibi  baklagiller, yumurta  sarıdır. Ekmek, pirinç, makarna da  folik asitçe  zengindir  fakat  bu  besinler  tüketilse  bile  gebelik  öncesi  ve  gebelikte  folik  asit  desteği  verilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/folik-asitin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Sık Sorulanlar</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-sik-sorulanlar.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-sik-sorulanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 14:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sancısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[yalancı gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[YALANCI GEBELİK NEDİR?Yalancı gebelik, kişinin gebe olmadığı halde, kendini gebe olarak hissetmesi ve gebelerde olan yakınmalardan şikayet etmesi ile karakterize durumdur. Bu durum daha çok gebe kalmayı çok isteyen fakat kalamayan bayanlarda görülür. Bayan kendinin gebe olduğuna çok inanır, hatta kıyafetlerini bile ona göre seçer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YALANCI  GEBELİK  NEDİR?Yalancı  gebelik, kişinin  gebe  olmadığı  halde, kendini  gebe  olarak  hissetmesi  ve  gebelerde  olan  yakınmalardan  şikayet  etmesi  ile  karakterize  durumdur. Bu  durum  daha  çok  gebe  kalmayı  çok  isteyen  fakat  kalamayan  bayanlarda  görülür. Bayan  kendinin  gebe  olduğuna  çok  inanır, hatta  kıyafetlerini  bile  ona  göre  seçer.  Biz,  gebelik  olup  olmadığını  kanda  bakılan  gebelik  testi  ve  ultrasonografi  ile  net  olarak  saptarız  ve  bayana  ilk  zamanda  kabullenmese  de  durumu  hakkında  bilgi  veririz.</p>
<p>YALANCI  DOĞUM  SANCISI  NEDİR?<br />
Genelde  gebeliğin  son  ayında  olan  ama  doğuma  1,5-2 ay  kala da  başlayabilen  doğum  sancısını  taklit eden  sancılardır. Bu  sancılar  rahimi  normal  doğuma  hazırlayan  sancılardır. Anne  adayı, özellikle  ilk  gebeliği  ise, bu  sancılarla  gereksiz  telaşlanır. Halbuki  yapılması  gereken  şey, istirahat  etmek, bebek  hareketlerini  saymak, sancıların  gelme  sıklığı  ve  süresini  hesaplamaktır.  Çünkü  yalancı  doğum  sancıları  düzensizdir  3,5  dakika  gibi  düzenli  aralıkla  gelmezler  ve  sancılı  geçirilen  süreler  de  eşit  değildir. Aynı  zamanda  istirahatle  azalır  geçerler. Yalancı  doğum  sancıları  doktora  başvurmayı  gerektirmez  fakat  istirahatle  sancılar  geçmiyorsa, düzenli  aralıklarla  geliyorsa  veya  sol  yan  tarafa  dönük  pozisyonda  20  dakika  istirahatte  bebek  hareketleri  3’den  az  hissedildiyse  doktora  başvurmak  gerekir.</p>
<p>ÜSTÜNE  GÖRME  NEDİR?<br />
Üstüne  görme, bayanın  son  adet  tarihinden  sonra  farkında  olmadan  gebe  kalarak, muhtemelen  bir  sonraki  adet  dönemine  denk  gelen, bayanın  adet  zannettiği  fakat  gebeliğine  bağlı  olan  kanamadır. Üstüne  görme  denen  bu  kanama, gebeliğin  rahim  yatağında  kendine  yer  yapmak  amacıyla  o  bölgeyi  açması  nedeniyle  buradaki  damarlarda  olan  kanamadan  dolayı   olur. Genelde  yaklaşık  olarak  bir  sonraki  adet  dönemine  denk  gelir  ve  bunu, bayan  adet  zanneder  fakat  bu  kanama, normal  adete  göre  daha  azdır, lekelenme  şeklindedir. Bu  yüzden  bayanlar  adet  dönemlerini  ve  miktarlarını  iyi  takip  etmeli  ve  şüphelendikleri  durumlarda  kadın-doğum  uzmanına  başvurmalıdırlar.</p>
<p>ULTRASON  İLE  GEBELİK  NE  ZAMAN  TESBİT  EDİLİR?<br />
Ultrason  ile  gebeliğin  tesbiti  için  mutlaka  adetin  geçmesi  gerekir. Çünkü  döllenmeden  normal  adet  süresine  kadar  olan  dönemde  embriyo  rahime  yerleştiğinden  ve  ultrasonda  görünmeyecek  kadar  küçük  olduğundan, adet  geçmeden, gebelik  ultrason  ile  görülemez.  Adet  geçtiği  dönemde  ilk  haftada  vaginal  ultrason  ile  bu  haftadan  yaklaşık  bir  hafta  sonra  abdominal  (üstten)  ultrason  ile  gebeliğe  ait  kese  görülebilir.</p>
<p>ULTRASON,  ANNE  VE  BEBEK  İÇİN  ZARARLI MI?<br />
Ultrason, ultrason  aletinden  gönderilen  ses  dalgalarının  bebeğe  çarpıp, tekrar  alete  geri  dönmesi  ile  ultrason  ekranında  elde  edilen  görüntüler  bütünüdür.  Bu  cümleden  de  anlaşılacağı  üzere  ultrason  ses  dalgaları  içerir, hiçbir  zararlı  ışın  ihtiva  etmez. Ultrason  ile  bebeğin  değerlendirilmesi  1980’li  yılların  başından  beri  yapılmaktadır.  Yapılan  çalışmalar  ultrasonun  anne  ve  bebek  için  zararı  olmadığını  göstermiştir.</p>
<p>GEBELİKTEN  ÖNCE  ŞEKER  HASTALIĞI  OLANLAR, GEBELİĞİNDE  NELERE  DİKKAT  ETMELİDİR?<br />
Şeker  hastası  olduğunu  bilen  bayan  mutlaka  gebe  kalmadan  evvel  bir  kadın  doğum  uzmanına  başvurmalıdır. Bu  sayede  gebeliğe  jinekolojik  açıdan  engel  bir  durum  olup  olamadığına  bakılır, tetkikler  yapılır  ve  şeker  hastalığının  durumu, göz, böbrek  gibi  diğer  organların  şekerden  etkilenme  derecesi  diğer  branş  uzmanları  ile  konsülte  edilir. Ayrıca  insülin  dozları  tekrar  düzenlenebilir.</p>
<p>Şeker  hastalığına  ait  bütün  değerler  ve  durumlar  doktorlar  tarafından  gebeliğe  izin  verecek  zamana  gelene  kadar  bayan  korunmalıdır. Çünkü  gebe  kalınan  zamandaki  kandaki  şeker  düzeyleri  eğer  yüksek  seyrediyorsa,  bebeğin  anomali  riski  yükselir. Diabet  yönünden  her şey  kontrol  altına  alındıktan  sonra  gebeliğe  izin  verilir. Diabetli  bayan  gebe  kaldıktan  sonra, diyetine  dikkat  etmeli  ve  insülin  dozlarını  atlamamalıdır. Kan  şeker  takibini  de  düzenli  yapmalıdır. Egzersizi de  ihmal  etmemelidir. Bebeğinin  ve  kendi  şeker  durumunun  takibi  için  doktorunun  düzenlediği  takip  programına  uymalıdır. Sancısı, kanaması  olduğunda, bebek  hareketlerini  az  hissettiğinde  bu  durumları  doktoruyla  paylaşmalıdır.</p>
<p>SPİRALLE  GEBELİK  OLABİLİR Mİ?<br />
Spiralle  birlikte  gebelik  olabilir. Bayan  bu  yüzden  adetlerinin  düzenini  iyi  takip  etmelidir.  Eğer  spiral  ile  birlikte  gebelik  olduysa  ve  eğer  aile  gebelik  istemiyorsa  küretaj  için  bebeğin  haftası  küçük, uygunsa  spiral  çekilir  ve  küretaj  yapılır. Eğer  gebelik  isteniyorsa  ilk  3  aylık  dönemde  ultrason  ile  gebelik  ve  spiralin  yeri  değerlendirilir. Eğer  spiral  alınamaz  veya  alınmazsa  %50  gebelik  sonlanabilir. İlk  3  ayda  spiral  alınabiliyorsa, alınmalıdır. Çünkü  alındığında  düşük  riski  %25  olur. Daha  ilerleyen  haftalarda  spiralle  gebe  kalmış  bayan  bize  başvurduğunda, spiralin  ipi  rahim  ağzında  izlenemez, spiral  ile  plasenta  arasında  bağ  oluştuğundan  spiral  alınamaz. Bu  gebelikte  bayan  enfeksiyon, suyunun  erken  gelmesi  ve  erken  doğum  yönünde  uyarılır.</p>
<p>ULTRASON  İLE  GEBELİK  NE  ZAMAN  TESBİT  EDİLİR?<br />
Ultrason  ile  gebeliğin  tesbiti  için  mutlaka  adetin  geçmesi  gerekir. Çünkü  döllenmeden  normal  adet  süresine  kadar  olan  dönemde  embriyo  rahime  yerleştiğinden  ve  ultrasonda  görünmeyecek  kadar  küçük  olduğundan, adet  geçmeden, gebelik  ultrason  ile  görülemez.  Adet  geçtiği  dönemde  ilk  haftada  vaginal  ultrason  ile  bu  haftadan  yaklaşık  bir  hafta  sonra  abdominal  (üstten)  ultrason  ile  gebeliğe  ait  kese  görülebilir.</p>
<p>ULTRASON,  ANNE  VE  BEBEK  İÇİN  ZARARLI MI?<br />
Ultrason, ultrason  aletinden  gönderilen  ses  dalgalarının  bebeğe  çarpıp, tekrar  alete  geri  dönmesi  ile  ultrason  ekranında  elde  edilen  görüntüler  bütünüdür.  Bu  cümleden  de  anlaşılacağı  üzere  ultrason  ses  dalgaları  içerir, hiçbir  zararlı  ışın  ihtiva  etmez. Ultrason  ile  bebeğin  değerlendirilmesi  1980’li  yılların  başından  beri  yapılmaktadır.  Yapılan  çalışmalar  ultrasonun  anne  ve  bebek  için  zararı  olmadığını  göstermiştir.</p>
<p>GEBELİKTEN  ÖNCE  ŞEKER  HASTALIĞI  OLANLAR, GEBELİĞİNDE  NELERE  DİKKAT  ETMELİDİR?<br />
Şeker  hastası  olduğunu  bilen  bayan  mutlaka  gebe  kalmadan  evvel  bir  kadın  doğum  uzmanına  başvurmalıdır. Bu  sayede  gebeliğe  jinekolojik  açıdan  engel  bir  durum  olup  olamadığına  bakılır, tetkikler  yapılır  ve  şeker  hastalığının  durumu, göz, böbrek  gibi  diğer  organların  şekerden  etkilenme  derecesi  diğer  branş  uzmanları  ile  konsülte  edilir. Ayrıca  insülin  dozları  tekrar  düzenlenebilir.</p>
<p>Şeker  hastalığına  ait  bütün  değerler  ve  durumlar  doktorlar  tarafından  gebeliğe  izin  verecek  zamana  gelene  kadar  bayan  korunmalıdır. Çünkü  gebe  kalınan  zamandaki  kandaki  şeker  düzeyleri  eğer  yüksek  seyrediyorsa,  bebeğin  anomali  riski  yükselir. Diabet  yönünden  her şey  kontrol  altına  alındıktan  sonra  gebeliğe  izin  verilir. Diabetli  bayan  gebe  kaldıktan  sonra, diyetine  dikkat  etmeli  ve  insülin  dozlarını  atlamamalıdır. Kan  şeker  takibini  de  düzenli  yapmalıdır. Egzersizi de  ihmal  etmemelidir. Bebeğinin  ve  kendi  şeker  durumunun  takibi  için  doktorunun  düzenlediği  takip  programına  uymalıdır. Sancısı, kanaması  olduğunda, bebek  hareketlerini  az  hissettiğinde  bu  durumları  doktoruyla  paylaşmalıdır.</p>
<p>SPİRALLE  GEBELİK  OLABİLİR Mİ?<br />
Spiralle  birlikte  gebelik  olabilir. Bayan  bu  yüzden  adetlerinin  düzenini  iyi  takip  etmelidir.  Eğer  spiral  ile  birlikte  gebelik  olduysa  ve  eğer  aile  gebelik  istemiyorsa  küretaj  için  bebeğin  haftası  küçük, uygunsa  spiral  çekilir  ve  küretaj  yapılır. Eğer  gebelik  isteniyorsa  ilk  3  aylık  dönemde  ultrason  ile  gebelik  ve  spiralin  yeri  değerlendirilir. Eğer  spiral  alınamaz  veya  alınmazsa  %50  gebelik  sonlanabilir. İlk  3  ayda  spiral  alınabiliyorsa, alınmalıdır. Çünkü  alındığında  düşük  riski  %25  olur. Daha  ilerleyen  haftalarda  spiralle  gebe  kalmış  bayan  bize  başvurduğunda, spiralin  ipi  rahim  ağzında  izlenemez, spiral  ile  plasenta  arasında  bağ  oluştuğundan  spiral  alınamaz. Bu  gebelikte  bayan  enfeksiyon, suyunun  erken  gelmesi  ve  erken  doğum  yönünde  uyarılır.</p>
<p>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/gebelikte-sik-sorulanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrısız Doğum</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/agrisiz-dogum.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/agrisiz-dogum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 13:17:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[acısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısız doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[doğum doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[doğum hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hastane]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[özel hastane]]></category>
		<category><![CDATA[özel hastaneler]]></category>
		<category><![CDATA[sancısız doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[Ağrısız doğum; Doğum sancıların karında basınç, kasıklarda baskı şeklinde algılandığı, tamamen normal bir doğumdur. Tek farkı doğum sancılarınızı karnınızda sadece kasılma (ve bebek çıkarken kasıklarınızda basınç) olarak hissetmenizdir. Ağrı acı yoktur. Bölgesel analjezi uygulamasından sonra doğuma kadar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ağrısız doğum; Doğum sancıların karında basınç, kasıklarda baskı şeklinde algılandığı, tamamen normal bir doğumdur. Tek farkı doğum sancılarınızı karnınızda sadece kasılma (ve bebek çıkarken kasıklarınızda basınç) olarak hissetmenizdir. Ağrı acı yoktur. Bölgesel analjezi uygulamasından sonra doğuma kadar geçen sürede yürüyebilir, odanızda dolaşabilirsiniz.</p>
<p>Sizi doğumhaneye alıp, pozisyon verdiklerinde karnınızda kasılma, kasıklarınızda baskı hissedince siz de eşzamanlı olarak ıkınır,bebeğinizi aşağıya itersiniz. Her kasılmada bebek, doğum kanalında biraz daha ilerler ve en sonunda önce başı sonra vücudu doğar.</p>
<p>Normal doğum ve evreleri sancılar nasıl oluşur:<br />
Doğum ve EvreleriDoğum anne rahmi içindeki bebeğin, zamanı gelince çeşitli kasılmalarla doğum kanalında ilerleyip dışarıya çıkması, dünyaya gözünü açmasıdır. Her kadının doğumu özeldir ve onun için unutulmaz bir tecrübedir.<br />
Normal doğum üç evrede (aşamada) gerçekleşir:</p>
<p>1-Açılma (Dilatasyon),2-Bebeğin çıkışı (gerekirse öncesinde Epizyotomi açılır.),3-Halas (Plesantanın-bebeğin eşinin çıkımı)ile doğum eylemi tamamlanır.</p>
<p>Doğum süresi:<br />
Doğum süresi; ilk veya 2.-3. doğum olması, bebeğin ve annenin boyu, kilosu, çocuğun pozisyonu, kanalın anatomik yapısı,annenin ruhi durumu ve benzeri pek çok faktörlerle değişebilmekle beraber; ilk doğumda ortalama 6-9 saat; daha sonraki doğumlarda 3-5 saattir.</p>
<p>Doğum Ağrısı<br />
Doğum ağrısı, kendine has özellikleri olan çok yönlü bir ağrıdır ve genellikle çok şiddetlidir. Pek çok kadın için<br />
yaşadıkları en şiddetli ağrıdır. Doğumun birinci evresindeki ağrılar rahim kasılmaları ve rahim boynunun genişlemesi,<br />
doğum kanalı açılmasından kaynaklanır. Bu ritmik kasılmalar çeşitli biçimlerde hissedilir ve şiddetli menstruasyon (Aybaşı) sancısı gibidir.2. devrede ise bebeğin başının doğum kanalından aşağıya inip dışarı çıkarken kasık ve kalça tabanındaki yumuşak dokuların kasılıp germesinden kaynaklanır.</p>
<p>Doğumun ilk safhasında hipnoz, akupunktur, Aromaterapi,Etonoks gazı,TENS uygulanması ve Petidin enjeksiyonu gibi bazı yöntemler denenmektedir.Fakat bütün daha sonra yeterli olmayabilir. Doğumun sonraki evrelerinde ancak Bölgesel Analjezi yöntemleri etkilidir. Analjezi “ağrısızlık, acı, ağrı hissedilmemesi” demektir. Bölgesel analjezi kişiyi uyutmadan, (şuuru açıkken) sadece ağrının oluştuğu veya iletildiği bölgenin geçici olarak uyuşturulması, o bölgedeki ağrı ve/veya hissin bir süreliğine yok edilmesidir.</p>
<p>Normal doğumda bölgesel analjezi 3 farklı teknikle uygulanabilir. En yaygın yöntem epidural analjezidir. 2. yöntem spinal<br />
analjezidir (Genellikle doğumun ilerlemiş safhalarındaki ağrı tedavisinde, çıkım öncesi şiddetli sancılarda, ıkınmayı<br />
engellemeyecek ilaçlarla uygulanır.) 3. yöntemde kombine spinal epidural analjezidir. Buradaki amaç her iki yöntemin<br />
avantajlarından istifade edebilmektir.</p>
<p>Normal doğumda altın standart: Epidural Analjezidir.Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli ve en sık kullanılan yöntemdir. Bel bölgesindeki duramaterzarı etrafına (Epidural alana) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne adayı baskıyı, dokunmayıhisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrıyı hissetmez. Normal doğum için gerekli olan doğum sancısı, kasılmalar vardır ama rahatsız etmez.</p>
<p>Ne zaman uygulanır ?<br />
Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten (Doğum ağrıları oturduktan) sonra rahim ağzı yaklaşık % 60-70 incelip, açıklığı<br />
4 cm’e ulaşınca yani sancılar anneyi ciddi olarak rahatsız etmeğe başlayınca uygulanır. Daha önce uygulanması,kasılmaları etkileyip doğumu geciktirir. Geç kalındığında ise hem anne gereksiz ağrı çekmiş olur hem de ağrılar daha sık geleceğinden anne adayı işlem süresince hareketsiz kalamaz ve epidural uygulanması zorlaşabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/agrisiz-dogum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Riskli Hamilelikler</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/riskli-hamilelikler.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/riskli-hamilelikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 12:45:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[riskli gebelikler]]></category>
		<category><![CDATA[riskli hamilelikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=221</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik sağlıklı kadınlarda fizyolojik bir süreç olarak kabul edilmelidir. Çalışan kadının daha geç yaşlarda hamile kalması ve yardımcı üreme teknolojilerinin ilerlemesi nedeniyle anne olma yaşının yükselmesi, hamilelik sırasında kronik hipertansiyon ip II diyabet, mellitus, obesite, tiroid disfonksiyonu ve bu hastalıklara eşlik eden hastalıklarla ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik sağlıklı kadınlarda fizyolojik bir süreç olarak kabul edilmelidir. Çalışan kadının daha geç yaşlarda hamile kalması ve yardımcı üreme teknolojilerinin ilerlemesi nedeniyle anne olma yaşının yükselmesi, hamilelik sırasında kronik  hipertansiyon, tip II diyabet, mellitus, obesite, tiroid disfonksiyonu ve bu hastalıklara eşlik eden hastalıklarla karşılaşma olasılığını yükseltiyor.</p>
<p>Fizyolojik sürecin bu hastalıklarla birlikteliği saptanmalı, hem fetus hem de anne adayı riskli gebelikler kapsamında değerlendirilmelidir.</p>
<p>Hamile veya bebekte, genele göre kötü sonuçla karşılaşma olasılığı daha yüksek olan hamilelikler riskli olarak tanımlanır. Hamile kadının erken veya ileri yaş grubunda olması, sosyo-ekonomik düzeydeki yetersizlikler dolayısıyla anne adayının kötü bakımı, organ sistemleriyle ilgili sağlık sorunları, daha önce tekrarlayan hamilelik kaybı öyküsü risk faktörleri arasında yer alır.</p>
<p>Hamilelik sırasında baş gösteren ve hamilelik sürecine bağlı öngörülemeyen problemlerdegelişebilir.Örneğin,<br />
preeklampi, yağlı karaciğer hastalığı, hamileliğe bağlı kolestaz hem anne, hem de fetusun sağlığını olumsuz etkileyebilecek risk unsuru olan durumlardandır. Rahmin bazı doğumsal şekil bozuklukları erken doğum ve anormal prezantasyon açısından önemlidir.</p>
<p>Yine rahimde çeşitli sayı ve büyüklükte myom kitlelerinin bulunması erken doğum ve plasentanın erken ayrılması için risk oluşturabilir.Ayrıca, plasentaya ait riskler de söz konusudur. Plasentanın doğum kanalının yakınına yerleşmesi yüksek debili vajinal kanama yaparak anne ve bebek sağlığını etkileyebilir. Daha önce rahimle ilişkili operasyon geçiren hastalarda plasentanın rahmin kas tabakasının içine yerleşme olasılığı artar.</p>
<p>Bebeğin genetik yapısına ait hastalıklar, çoğul gebelikler, gelişme geriliği olan ve/veya amniyotik sıvının azaldığı<br />
fetüsler, riskli fetüsler kapsamında değerlendirilmelidir. Hamilelik öncesinde veya hamilelik sırasında yüksek riskli<br />
olduğu belirlenen bir hamilenin takibinde, anne ve bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek faktör ve problemlerin önceden saptanması, önlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir.</p>
<p>Günümüzde neonatal yoğun bakın koşullarının iyileşmesi sayesinde 24 hafta sonrası hamilelikler yaşatılabilir hale geldi.<br />
Ancak, halen erken doğum, neonatal morbidite ve mortalite açısından en önemli risk faktörlerindendir. Çoğul hamileliklerin, daha önce annesinde ve kendisinde erken doğum öyküsü olan hamilelerin mesleki koşulları nedeniyle uzun süre ayakta çalışmaları, eken doğum yapma olasılığını yükseltiyor. Çoğul hamilelerin taşıdığı en önemli risk, şüphesiz erken doğumdur.</p>
<p>Bu hastaların daha yakın takip edilmesi rahim ağzı uzunluklarının ölçülmesi, fibronektin tayini yapılması klinik açıdan<br />
önemlidir. Çoğul hamilelikte, hipertansiyona ve hamileliğe bağlı diyabete daha sık oranda rastlanıyor. Unutulmaması gereken diğer önemli bir husus, çoğul hamileliklerde fetus sayısı artıkça doğum haftasının küçüldüğü gerçeğidir. Bu nedenle üçüz, dördüz ve daha fazla sayıda fetusun tespit edildiği olgularda, embriyo redüksiyonu ile sağ kalım oranları artırılmalıdır.</p>
<p>Antenatal takipler sırasında daha önce risk saptanmayan olgularda, beklenmedik şekilde riskli gruba dahil olabilir. Bu grup hastalığın en önemli örneklerinden biri de hamilelik ve hipertansiyon olgularıdır. Tüm hamileliklerin % 12-22’sinde<br />
hamilelik boyunca hipertansiyon gelişebilir. Örneğin, ABD’deki anne ölümlerinin % 17.6’sından hamilelik hipertansiyonu<br />
sorumludur. Preeklampsi insidansı ise % 5-8 olarak bildirilmiştir. Bu risk grubuna dahil hastalarda ani tansiyon yükselmesinebağlı beyin içi kanama, plasentanın erken ayrılması, böbrek ve diğer organ hasarları gelişebileceği unutulmamalıdır.</p>
<p>Hamilelikte tiroid beziyle ilgili problemler: Üreme çağındaki kadınları etkileyen ve diyabetten sonra ikinci sırada yer<br />
alan endokrin hastalık grubudur. Hipertiroidi, hamilelerin % 0.2’sini etkiler ve bunların % 90-95’inden Graves hastalığı sorumludur. Tedavi edilmemiş hipertiroidi (tiroid bezinin fazla çalışması) artmış maternal- perinatal mortalite ile ilişkilidir.Hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması) ise gebelerin % 1’ini etkiler. Toplum sağlığı açısından değerlendirildiğinde tiroid hormonlarının fetal beyin gelişiminde önemli rol aldığı unutulmamalıdır.</p>
<p>Hamilelik sırasında yapılan tarama testleri neler,bu testler ne gibi rahatsızlıkların önüne geçmeyi sağlıyor?<br />
Hamileliğin 11.-14. haftalarında erken tarama testi yapılır. Bebeğin klasik baş-popo mesafesi ölçümünün yanında ense kalınlığı da değerlendirilir.Aynı gün içinde alınan anne kan örneğinde bazı biyokimyasal parametreler (PAPP-A ve free bhcg) araştırılır. Bu tarama testi Down Sendromlu gebelerin % 85\&#8217;ini tanıyabilir. Down Sendromu ve diğer kromozom hastalıklarınınvarlığında 24. gebelik haftasına kadar gebeliğin sonlandırılması yasaldır.</p>
<p>Ense kalınlığı ölçümü, doğumsal kalp hastalıklarıriskini değerlendirmede de çok önemlidir. Doğumsal kalp hastalıkları toplumda % 1 oranında görülürken, ense kalınlığı artmış fetuslarda doğumsal kalp hastalığı görülme sıklığı % 6’lara kadar çıkar. Bu grupta bulunan hastalara 20.-22. gebelik haftalarında fetal ekokardiyografik inceleme yapılması gerekir.</p>
<p>11.-14 hafta erken taramada, bebeğin beyin omurilik sistemine ait patolojiler, karın ön duvarının bütünlüğü, iskelet sistemi de taranabilir.Erken fetal incelemeyle fetal beynin kafa kemiklerinin oluşmaması veya omurgada açıklık saptanması gibi yaşamla bağdaşmayan bir hastalık durumu erken dönemde saptanır. İkiz hamileliklerde tek yumurta ve çift yumurta ayrımı yüksek oranda yapılabilir.Anne karnındaki fetusların kalp hastalıklarının tanısının konulabilmesi 20.- 22. haftalar arasında fetal ekokardiyografi ile olabilir. Ancak, en ileri merkezlerde bile doğumsal kalp hastalıklarının anne karnında tanınabilme oranı % 85 civarında seyrediyor.</p>
<p>Son yıllarda 11.- 14 hafta fetusun incelenmesinde bazı özel kan damarlarındaki kan akımına (doppler) ve kalp kapakçıklarındaki akımlara bakılarak, doğumsal kalp hastalıkları için şüphelenilmesi ve risk grubundaki hastaların erken dönemde saptanması mümkün hale gelebiliyor. Öte yandan, gebelikte ileri düzey veya 2. derece ultrason inceleme olarak bilinen ve 18. -23. hamilelik haftaları arasında yapılan ultrason incelemesinde de kalpte veya diğer organ sistemlerinde bazı anormalliklerin saptanmasında da ileri düzey fetal kalp incelemesi gerekiyor.</p>
<p>24.-26.hamilelik haftaları arasında 50 gram şeker yükleme testi hamilelikte gelişen diyabet hastalığının taramasında kullanılır.Hamile kadının yüksek kan şeker düzeyi diyetle ve egzersizle kontrol edilemiyorsa,ilaçlarla tedavi edilerek normal seviyelere indirilmelidir. Diyabet varlığında konjenital anomali, düşük, bebeğin anne karnında kaybedilmesi, erken doğum, iri bebek ve buna bağlı doğumda bebeğin omzunun anne kemik yapısına takılması “omuz distosisi” ve travmatik doğumlar yaşanabilir. Bebekte doğumdan sonra kan şekerinin düşmesi sorunu gelişebilir.</p>
<p>Hamilelik boyunca şikayete yol açmaksızın idrar yolu enfeksiyonlarına sık rastlanmaktadır. Bu nedenle hamilelik süresince anne adaylarından idrar tahlilleri istenir. Tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları, erken doğumu tetikleyen faktörlerden biri olabilir. Aynı şekilde genital akıntı varlığında kültür ile hangi bakterinin sorumlu olduğu çalışılmalı ve uygun antibiyotik tedavisine tabi tutulmalıdır.</p>
<p>Doğum sonrasında gerek anne için, gerekse de bebek için risk devam eder mi?<br />
Erken doğumda anne ve bebek enfeksiyon açısından risk altındadır. Bu nedenle yenidoğan bebeğe ve anneye doğum sonrası dönemde antibiyotik tedavisi gerekir. Hamileliğe bağlı yüksek tansiyonla ilişkili tabloda doğum sonrası 24 saat konvulziyon önleyici tedavi yapılır. Hamileliğe bağlı diyabet durumunda da, doğum sonrası kan şekeri ölçülmeli, yüksek seyrediyorsa duruma göre diyet veya ilaç desteği verilmelidir. Doğumdan 6 hafta sonra metabolik testler (şeker yükleme testi) kalıcı birdurum olup olmadığını göstermek için tekrar edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/riskli-hamilelikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Down Sendromu Nedir?</title>
		<link>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/down-sendromu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/down-sendromu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 11:05:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Down Sendromu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[jinekolog]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dorahastanesi.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Down Sendromu Nedir?: Down sendromu halk arasında mongolism olarak bilinen 21. Kromozomun ayrılmamasıyla oluşan kromozomal bozukluktur. Anne yaşı arttıkça görülme sıklığı artar. Gebelikte ultrasonografide bazı görüntülerle, ikili ve üçlü test vasıtasıyla şüphelenilerek amniyosentez (bebekten su alınması) yapılmasıyla tanısı konulur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Down Sendromu Nedir?: Down  sendromu  halk  arasında  mongolism  olarak  bilinen  21.  Kromozomun  ayrılmamasıyla  oluşan  kromozomal  bozukluktur.  Anne  yaşı  arttıkça  görülme  sıklığı artar. Gebelikte  ultrasonografide  bazı  görüntülerle, ikili  ve  üçlü  test  vasıtasıyla  şüphelenilerek  amniyosentez (bebekten  su  alınması) yapılmasıyla  tanısı konulur. Doğan  Down  sendromlu  bebeklerin   %85’i  bir  yaşına  ulaşabilir. Yaklaşık  %50’si  50 yaşına  kadar  yaşayabilir. Ölüm  sebepleri  arasında  doğumsal  kalp  hastalıkları, solunum  yolu  enfeksiyonları, lösemi  ve  diğer  kanserler  yer  alır.</p>
<p>Dora Hospital<br />
Kadın Hastalıkları ve  Doğum Kliniği<br />
Jin.Op.Dr.Hakan PEKER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dorahastanesi.com/kadin-dogum/down-sendromu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
